Sonra da, büyüklüğünden ve sessizliğinden derin bir ürperti duyarak, yine de eserinize hayranlıkla bakarak, yarattığınız bu sonsuz çöl içinde bir yudum su özlüyorsunuz.
Tuhaf bir ölümü yaşayıp gidiyorsunuz.
Benim bütün duyarlılığım, onların yüzlerce yıldır insandan insana arınmış, büyümüş, çeşitlenmiş sözlerinden geliyor. Ben burada yoğ iken benim şiirimi yazanlar onlar. Kaderimi yazanlar. Dilimin, acımın, arzumun, öfkemin öğretmenleri.
Yalnızlık bile olmayan bir yalnızlık içinde, herkes kendisini ötekinin darağacına çeker. Ne şiir olur, ne müzik. Aşksa daha ilk sözde solar, ilk dokunuşta soğur.