Tarihçiler var, psikologlar da. Tarih psikologları ise yok. Ben buna çok şaşarım. Çünkü bilindiği gibi, insanoğlu geçmişten hiçbir zaman ders almamıştır. Bir şeyler öğrenmek için de çaba göstermez. Onun için tarih ve siyaset psikolojisi bence, gelecekteki kötülükleri önlemek için elimizdeki tek şanstır.
Bir yaz günü, bir deniz kıyısında... Zamanın durduğu ve hayatın unuttuğu bir masada, yine bir akşamüstü rakısı için tokuşturduğumuz çay bardaklarını bir kerede dipleyip hiç anlaşamadığımız konular üzerinde tartışmakla meşguldük
Klasik karamsarlıkta olumsuz sonuçlar için elin oğlunu suçlamayı, benimle ne alakası var, şunların yüzünden demeyi alışkanlık haline getirmek ki gençlik yıllarımda epey başvurduğum bir yöntemdi.(Yılları heba etmekten öteye gitmeyen bir karmaşadan başka bir şey değildir. Not alalım bu bilgiyi gençler!) Kesin başkası suçludur kafasıyla akıl yürütüp başka şey yapmamayı kapsayan karamsarlık türünde, asla ve asla olumlu bir yön bulamazsınız, tek faydası bol miktarda kaygınız olur ve onlarla debelenip durursunuz sonsuz kırlarda.
Sonuçlar iyimserlerin umduğu kadar iyi olmadığında, bu kişilerin mutlulukları, sıradan karamsarlara göre daha büyük bir darbe yiyor ve bu kişiler daha büyük hayal kırıklığı ve olumsuz ruh hali yaşıyorlar burası kesin