Özel mülkiyetin varlığının en nihayetinde bir çeşit emek sömürüsü ile sonuçlanacağını resmen bilimsel bir şekilde temellendiren bir kitap olmakla beraber en çok atıfta bulunulmuş kitaplar arasında yer alan bir ustalık eseri. Karl Marx hayattayken yalnızca ilk cildi yayımlanmış olan üç ciltlik Das Kapital'in temel fikrini anlamanız bu kitapla mümkündür. Ayrıca kitabın sonunda konuyla yakından uzaktan ilgili her türlü meseleyede değiniliyor bu nedenle emek sömürüsü mefhumunun sebeplerini ve sonuçlarını kavramanız muhtemeldir. Kitap, bir çoğu insanın zannettiği gibi komünizmle veya sosyalizmle ilgili değildir. Adından da anlaşılacağı üzerine kapitalizm eleştirisidir. Yapılan bir araştırmaya göre (ki sizlerde orjinal Das Kapital'in tamamını PDF olarak bulursanız bakabilirsiniz) kitapta komünizm kelimesi neredeyse hiç geçmemektedir. Marx komünizmi insanlığa Engels ile birlikte yazdığı Komünist Manifesto kitabı ile duyurur. Das Kapital'in ilk cildi sermayenin üretim sürecini ikinci cildi sermayenin dolaşım sürecini üçüncü cildi ise kapitalist üretimin tamamını ele alır.
Marx "Ulusal zenginlik, doğası gereği halkın sefaleti ile aynı şeydir" diyerek aslında bir devletin zenginliğinin genellikle üst sınıfta toplandığını söyler. Kapitalizmin sömürüsüne ise "Kapitaliste düşebilecek her şeyi (kapitalist açısından) o ancak işçinin artıemeğinden alabilir; çünkü işçi yaşamak zorundadır" cümlesi ile çok kabaca bir özet geçilebilir.
Bu kitabın modern köleliğin ve sömürünün mekanizmasını anlamamız için elzem olduğu kanaatindeyim. Herkese tavsiye ederim ancak ben Olympia'nın özetinde bazı yazım hataları ve eksiklerle karşılaştım. Dolayısıyla daha kaliteli bir yayınevinin özetini okumanızı öneririm.
Medya genellikle bilimadamını önlüğü, gözlüğü ve elindeki deney tüpüyle kimliksiz ve kişiliksiz tanıtmakta onların nasıl çalıştığına çok az değinmektedir.