Ekonomi politik işçiye at gözüyle bakar; "Çalışmasına yetecek kadar almalı," der. İşçinin çalışmadığı zamanlarda, insani şartlarda bir insan gibi yaşaması gerektiğini göz ardı eder.
Kendilerini parça parça satmak zorunda olan emekçiler ticarete konu tüm eşyalar gibi metadırlar ve sürekli olarak rekabetin bütün olumsuz değişimlerine, pazarın bütün iniş çıkışlarına maruz kalmaktadırlar.
Fabrikatörün sömürüsü bitince, ücretini eline nakit olarak saydığı emekçinin yakasına bu sefer de ev sahibi, dükkan sahibi, tefeci gibi burjuvazinin diğer unsurları yapışır.