Bazı şeyleri öyle derine gömeriz ki, ortada gömülecek bir şey olduğunu bile anımsamayız. Bedenlerimiz anımsar. Nevrotik yapımız hatırlar. Oysa biz anımsamayız.
Kadınlarsa aileyi,toplumu bir arada tutardı,ama kadınların katkısının gözle görünmez oluşu,ölçülemeyişi, karşılığında para ödenmemesi ya da toplumsal olarak ödüllendirilmemesi, dünyanın "ev hanımı" denen ve erkeğine boyun eğen bir sürü güçlü, becerikli kadınla dolu olması anlamına geliyordu.
Merak ediyordum;istediğin gibi girip çıkabileceğin,insanları konuk edebileceğin,bir daha asla korkuya kapılmayacağın bir evinin olması nasıl bir duyguydu acaba?