Bilal Abul

10/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 22:41
Yorumumu üç başlık altında yapmak istiyorum: Beğendiğim yönler Kafamı karıştıran yönler Yazar hakkındaki görüşlerim Beğendiğim yönler Öykü kitaplarını okuyamayan ve bundan keyif alamayan biri olmama rağmen, bu kitaptaki olayların kurgulanışı beni özellikle etkiledi. Farklı öykülerden oluşmasına rağmen, öykülerin birbiriyle az ya da çok bağlantılı olması büyük bir keyif verdi. Hikâyeler arasındaki bağları yakalamaya çalışmak oldukça heyecan vericiydi. Sürekli önceki sayfalara dönüp “Bu isim oydu mu, yoksa başka biri mi?” diye düşünmek, farkındalığımı hep diri tuttu. Kitabı okurken tabiri caizse gözümü kırpmadım. Yazarın birçok anlatım tekniğine yer vererek dili zenginleştirmesi, kitabı bir bütün olarak başarılı kılan önemli ayrıntılardan biri. Ayrıca karakterlerin kişilikleri bana tutarlı ve inandırıcı geldi. Kafamı karıştıran yönler Hikâyenin başında, olayları Peri Kraliçesi'nin, Ozan'a anlatmasıyla öğreniyoruz. Öykülerin bir kısmı mektuplar aracılığıyla, bir kısmı birinci tekil şahıs bakış açısıyla, bir kısmı ise ilahi bakış açısıyla aktarılıyor. Bu çeşitlilik başlı başına bir sorun olmaktan ziyade çok keyif aldığım bir yöntem. Ancak Peri Kraliçesi'nin bu öyküleri hangi aşamada ve nasıl öğrendiği konusu bana biraz muğlak geldi. Bazı öykülerde üstü kapalı ipuçları verilmiş olsa da, birkaç hikâyede Peri Kraliçesinin bu bilgilere ne zaman ve nerede ulaştığını daha net hissedebilseydik diye düşündüm. Yazar hakkındaki görüşlerim D. N. Archeron Kariyerinin çok başında "deneyimsiz" sayılabilecek bir yazar olmasına rağmen ne yazdığını da kimin için yazdığını da bilen bir yazar. İnsan davranışları ve toplumsal dinamikler konusunda entelektüel birikimi yüksek. Hikâye anlatımında teknikleri yerli yerinde ve dozunda kullanabiliyor. Hero’s Journey, başka bir
Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş ÖykülerD. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025618 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Jose Saramago' nun Öüm Bir Varmış Bir Yokmuş kitabı... Neden sevmediğimi anlatayım. Benim sevmeme sebebim tamamen anlatım şeklinden kaynaklanıyordu. Örneklendireyim; Yazar anlatırken her şeyi ama herş eyi tek paragraf şeklinde yazmıştı (en azından okuduğum bölüme kadar olan kısımda). Ne ayrı paragraf, ne birisi konuştuğunda ismini yazma, ne "-" gibi mnoktalama işareti ne de cümlenin sonuna "x dedi" gibi yazma. Okurken birisi mi konuşuyor, yoksa Saramago bazı yazarlar gibi durumları ilahi bir bakıştan mı yazıyor, anlayamıyordum. Bardağı taşıran son damla benim iki kişi mi konuşuyor acaba diye düşünürken bölüm sonunda 3 kişi olduklarını sadece "üçü odadan çıktı" şeklinde yazması. Dedim nerede 3 kişi vardı. Ben 2 kişi vardır diyordum, 3' müş. Yazar, kitabın 30 sayfalık kısmında karakter merkezciliğine odaklanmamıştı, dedim ki sıkıntı değil. Devam etmek için zorladım kendimi. Tabii o zamanlar kitapları yarım bırakamama gibi kötü bir huyum vardı. Kitabı yarım bırakmaya kendimi ikna etmem çok zor olmuştu. Bir arkadaşa danıştım. O da Körlük kitabını okumuştu. Kendisi de aynı sorundan muzdarip olduğunu söyledi. Sonra kitabı tekmeleyerek çöpe attım. Normalde hiç yapmam böyle bir şeyi. Çünkü bir kitap ben sevmedim diye kötü olmaz. Okuyan seven vardır saygı duyarım, zevk meselesi. Bu kitap için bu kadar yazı yazmam da bana israf gibi geliyor.
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma