Jose Saramago' nun Öüm Bir Varmış Bir Yokmuş kitabı...
Neden sevmediğimi anlatayım. Benim sevmeme sebebim tamamen anlatım şeklinden kaynaklanıyordu.
Örneklendireyim; Yazar anlatırken her şeyi ama herş eyi tek paragraf şeklinde yazmıştı (en azından okuduğum bölüme kadar olan kısımda). Ne ayrı paragraf, ne birisi konuştuğunda ismini yazma, ne "-" gibi mnoktalama işareti ne de cümlenin sonuna "x dedi" gibi yazma. Okurken birisi mi konuşuyor, yoksa Saramago bazı yazarlar gibi durumları ilahi bir bakıştan mı yazıyor, anlayamıyordum. Bardağı taşıran son damla benim iki kişi mi konuşuyor acaba diye düşünürken bölüm sonunda 3 kişi olduklarını sadece "üçü odadan çıktı" şeklinde yazması. Dedim nerede 3 kişi vardı. Ben 2 kişi vardır diyordum, 3' müş.
Yazar, kitabın 30 sayfalık kısmında karakter merkezciliğine odaklanmamıştı, dedim ki sıkıntı değil. Devam etmek için zorladım kendimi. Tabii o zamanlar kitapları yarım bırakamama gibi kötü bir huyum vardı. Kitabı yarım bırakmaya kendimi ikna etmem çok zor olmuştu. Bir arkadaşa danıştım. O da Körlük kitabını okumuştu. Kendisi de aynı sorundan muzdarip olduğunu söyledi. Sonra kitabı tekmeleyerek çöpe attım. Normalde hiç yapmam böyle bir şeyi. Çünkü bir kitap ben sevmedim diye kötü olmaz. Okuyan seven vardır saygı duyarım, zevk meselesi. Bu kitap için bu kadar yazı yazmam da bana israf gibi geliyor.