Hain Yüreğim
Deli kızımız (kendi tabiri) Doro bir sabah kardeşini uyandırmaya gidiyor ve kardeşinin ölüsüyle karşılaşıyor. O günden sonra hiç birşey eskisi olmuyor Doro için… Halüsinasyonlar, kâbuslar…
Bir süre tedavi görüyor. Annesi ila başka bir şehire taşınıyorlar. Tabi ki burda da olaylar olaylar…
Yazarın
Wulf Dorn okuduğum dördüncü kitabı. Uzun zamandır psikolojik-gerilim okumadım bir
Wulf Dorn kitabı okuyayım dedim amaaa bu kitapta gerilim eksikti maalesef. Bence epey basit bir kurguydu ve kalp atışlarımı hızlandıramadı :))
Yazar kitabı yazarken medyada yada çevresinde gördüğü felaket haberlerden, korkunç olaylardan esinlenmiş.
Yazar diyor ki;
“Ne zaman bu tür haberler duysak insanların nasıl böylesine kötülüklere kalkışabildiğini sorup dururuz.
Bence hepsinin yanıtı içimiz de gizlidir. Hepimizin aklından zaman zaman hain düşünceler geçebilir. İnsanız çünkü. Bunlar düşünce düzeyinde kaldıkları sürece de sorun yoktur zaten. Birisi bizi çok sinirlendirdiğinde ya da kırdığında bu düşünceler bir tür ruhsal temizlik aracı gibi bazı şeylerin üstesinden gelmemize yardımcı olurlar.
Ama başkalarına zarar verecek adımlar atarsak, işte o zaman hain ve kötü oluruz. Bu adımlar en küçükten başlayıp en büyüye kadar gidebilir.”
Yazarın kalemi ile tanışmamış arkadaşlara önerim psikiyatrist veya şizofrenle başlamalarını öneririm.
İçimizdeki kötülüklere inat iyi olmak, iyi kalmak dileğiyle…
Ve geldi! 😊
Shakespeare'in Hamlet'i...
1889 yılı, Paris baskı! (Bibliothèque Nationale)
Bir kitabı elimde tutuyor gibi değil, o yılların atmosferini soluyor gibiyim şimdi.
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü Yalan uzun zamandır beni böylesi sürükleyen bir kitap okumamıştım. İyi ki bayram tatiline denk gelmiş. Çünkü aklım hep kitapta kalıyor😀