Inge'nin kendisine uzak, yabancı ve yadırgamış görünmesi, çünkü konuştuğu dilin Inge'nin dili olmaması Tonio'yu kırıp incitmişti, ama öyleyken mutlu hissetmişti kendini. Çünkü mutluluk sevilmek değildir, demişti kendi kendine; sevilmek, kendini beğenmişlik duygusu için sağlanan iğrenç bir doyumdur. Mutluluk sevmek ve belki sevilen kişiye küçük çapta aldatıcı yaklaşımlar ele geçirmektir. Ve Tonio bu düşünceyi ruhuna yazmış, enine boyuna üzerinde düşünmüş, tüm derinliğiyle içinde yaşatmıştı.
Yine de mutluydu; çünkü o zamanlar kalbi diriydi, yaşıyordu henüz. Sıcak ve mahzun, senin için çarpıyordu bu kalp, Ingeborg Holm ! Tonio'nun ruhu, kendini mutlu bir yadsıyışla senin o sarışın, aydınlık, yüce dağları ben yarattım diyen küçük kişiliğini kucaklıyordu...