... Muzaffer, kısa süre sonra dönüp subayların geliş nedenini bir cümleyle anlattı: "Efendim, silah, cephane arıyorlarmış."
Bu cevap, Mustafa Kemal'in yüreğine su serpti. Aradıkları silahsa istedikleri kadar arayabilirlerdi ama bulamazlardı. Zira silahı kafasının içinde görüyordu.
"Bu sersem adamlar işte böyledir," dedi ve ekledi: "Yalnız demire, çeliğe ve silah gücüne dayanırlar. Maddeden başka şey bilmezler. Bağımsızlık ve özgürlük uğrunda savaşa kararlı bir ulusun kudret ve gücünü anlamaktan acizdirler. Biz silah ve cephane değil, ülkü ve inanç doku kafa götürüyoruz!"