Yeni sürülmüş tarlada devedikeni adında bir bitkini ezildiğinin ve halen daha dik durmaya çalıştığını bu dik duruşun “Ne yenilmez bir yaşama cabası diye” düşündüm “İnsanoğlu her şeyi yenmiş, milyonlarca ot sağını yok edememiş, bu hala direniyor…” diye içinden geçirirken yıllar önce Kafkasya’da geçen bir olayı anımsayıp öyküyü anlatıyor. Kafkas hakları arasında bir efsane haline gelen Şeyh Kamil’in yurt edinme, hayata tutunma, bağımsızlık gibi hayat mücadelesini ve bu uğurda ölmesini anlatıyor kitabın son cümlesi ile bu iki olayı çok iyi bağlıyor “İste, yeni sürülmüş tarlanın ortasındaki ezilmiş devedikeni bana bu ölümü anımsatmıştı” diye bitiriyor