iyiliğimiz için daima başkalanna bağımlıyız ve bizim iyiliğimiz onların ilk öncelik verdiği şey değildir; asla da olamaz. Birine sahip olma dileği -sahip olunduğu inancı- bunun imkansızlığının kabulüdür, tüm cinsel suçlar bu temel kabulün reddidir, bunun ne kadar dayanılmaz bir şey olacağının resmidir.
Kıskançlık ve tutkuyu birbirinden ayırmak imkansız olabilir -biri varsa mutlaka diğeri de vardır-ama gene de kıskançlık arzudan uzun sürebilir. Maymun iştahlı olabiliriz, ama bir şeyin hakkımız olduğu duygusu kalıcıdır. Çocukluktan kalma bir mirastır bu: O anda canın istemese de belki sonra isterim diyerek pastana sahip çıkma duygusu.
Özel hayatta biz kelimesi, olmadığınız bir şeymiş gibi görünmeye çalışmaktır, ben kelimesinin abartılmasıdır. Biz, dilediğimiz ben'dir, bir çete olarak ben'dir, aynı zamanda bir başkası olarak ben'dir. Çift olma durumu insanı dehşete düşürebilir, çünkü öteki kişi bu duruma asla gerçekten katılmaz. Ya da, daha doğrusu, o da tam aynı şeyi ister- ama başka bir bakış açısından.