Eğer kendimizi değerlendirmeyi fazla oranlarda başkalarına bırakmışsak, tanımadığımız birinin ters bir bakışı bile bizi zedeleyebilir, pek çok zaman o bakışın bizimle ilgisi olmadığı halde.
Karşılaştığımız kişinin bizden aşağıda olduğuna karar vermişsek, anlamak ve tanımak için çaba göstermeye gerek duymadan, açık ya da üstüi kapalı, onun varlığını yadsımak; eğer görkem beklentilerimize uygun olduğu izlenimi edinmişsek hizla yüceltip kendi görkemimizi yansıtan bir imge yaratmak. Zaman içinde o kişinin bizden çok da farklı biri olmadığının ipuçlarımı fark etmeye bașladığımızda ya da yarattığımızda, birden onu kendi koyduğumuz tahttan indirivermek. Görkemimizi yansıttığımız kişinin ulaşılamazlığına karar vermişsek onu en başından lanetleyerek narsisizmimizin yara almasını önlemeye çalışmak. "Hiç mi eşitimiz yok?" sorusuna karşılık, sevmediğimiz kendimizle özdeşleştirdiğimiz, ama aslında tanımadığımız birini ya da birilerini göstermek.
İnsanların kapılarıı birbirlerine açabilmelerini sağlayan yol, acele yorumlamalarla ucunu kapatmadan, karşımızdaki insamı sürekli anlamaya çalışmaktan geçer.