Hazreti İbrahim ve Hacer kitabının akıcılığını, günümüze uygun dilini, sadeliğini çok beğendim.
Fakat kitapta beni fazlasıyla rahatsız eden bir durum vardı. Hz İbrahim'in eşi Sare'nin hikayesi. Kur'an-ı Kerim'de Hud 71-73 ve Zariyat 29-30 ayetlerinde geçen Allah'a peygamberler yetiştirmiş bu mukaddes kadın, o kadar ağır eleştirilmiş ki. Özellikle tekrar dönüp Kur'an'da bu söylediklerinin yeri var mı diye bakma gereği duydum. Okurken de fazlasıyla rahatsız oldum. Öyle ki Kur'an-ı Kerim'de Hz Lut'un eşinden kötü biri olarak bahsedilmesine rağmen (Tahrim 10), bu kitapta Sare ondan çok daha kötüydü.
Kitaptan bazı alıntılar;
*"Senin avret yerini keseceğim, pis cariye!" diyerek savurdu bıçağını.
*Lakin bugün iyice azıtmıştı, ettiği hakaretlerin haddi hesabı yoktu. Sadece Hacer'e değil İsmail'e de bağırıyor, onları iteleyip kakıyordu.
*Her defasında oğlumla beni tehdit etmenden usandım! Şu zamana kadar İbrahim'in karısısın diye, cariyeyim hanımımsın diye, yaşın benden büyük diye, hiç sesimi çıkarmadım lakin kendi canımdan geçtim, oğlumun canını hiçe sayman, sana olan bütün saygımı yok etti.
Sare bu kadar vicdansız, Allah'ın peygamberinin çocuğuna zarar verebilecek kadar kötü biri olsaydı, Allah ona ilerleyen yaşlarında, büyütüp ahlakının temellerini atabileceği, Hazreti İshak'ı ve Hz Yakup'u nasip etmezdi. Ayrıca yaşının çok ileri olduğu ve çocuğunun olmasının çok zor olmasına rağmen, Allah'ın onu mükafatlandırıp çocuk sahibi yaptığı Kur'an'da da geçmekte.
Hazreti İbrahim'in eşleri arasındaki kıskançlıktan her ne kadar bahsedilse de, Kur'an-ı Kerim'de buna yer verilmemiştir. Bu derece ayrıntıya inilmiş bir kıskançlık ve hakaretler fikrimce gereksizdi. Yaşanan her neyse en doğrusunu tabii ki Allah bilir.