İnsanların çoğu gözlerimin hangi renk olduğunu bilmez. Çünkü karşımda durduklarında kimse gözlerime bakmaz. Gözleri hep kayar Gözlerime baktıklarını sandığınızda bile aslında boşlukları dolduruyor olurlar. Hayal ediyor olurlar. Oysa ben senin karşına çıktım, çırılçıplaktım ama sen bakmadın. Bakmadığın için görmedin. Oysa nasıl bir cesaret sergilediğimi bilsen gözlerini benden alamazdın.
ama hayallerim yoktu. Duygularım yoktu Muhtaçlık, belki biraz ama daha fazlası değildi. Kendimi güvende hissetmiş, rahat hissetmiş olabilirdim, belki biraz koyuvermiş olabilirdim ama daha fazlası yoktu.
Böyle bir hayat yaşadığınız zaman insanlar size nazik davrandığında sorgulamaya başlıyordunuz, Benden bir çıkarları mı var, onlar da sadece güzel bir yüze ve vücuda sahip olduğum için mi bana gülümsüyorlar... Bunu hiçbir zaman bilemezdiniz.
Dalından kopmuş bir yapraktan farksızdım. Yalnızdım.
Yalnızdım.
Yalnızdım ve yalnızlık insana bunu yapardı.
Kalabalığın içinden alıp savurur, duvardan duvara çarpardı.
Beni koruması gereken her şey, beni sırayla deviriyordu. Aldığım darbelerin, şüphenin sızdığı ve yakıp kül ettiği zihnimin kamçılarından kurtulmaya çalıştım.