...ben neden hiç uygar yüzlü, zeki bir astronot görmedim? Neden uzaydan dünyaya seslenen Amerikalılar ya maç sonuçlarını ya da çocuklarının hal-hatırını sorarlar da ağızlarından şiirsel tek söz çıkmaz?
"Geçmişini düşünüp ağlayacak vakti yoktur onun. İyi ki. Çünkü ... bir kerecik ağlasa, bir daha sonu gelmez gözyaşlarının. Dünyada rahatça bu kadar gözyaşı dökebileceği bir yer de yoktur üstelik".
Bu sabah, bembeyaz, karla örtülü bir dünyaya açtık
gözlerimizi. İçimde anlatılmaz bir hafiflik.
Kar, bütün pislikleri örtüyor, atılması güç gelen adımları, zorlu girişimleri durduruyor, önlüyor. Ama buğdayı kalın örtüsünün altında nasıl besleyip koruyup başak edip fışkırtıyorsa bahar geldiğinde, özümüzdeki savaşkanlığı, atılım gücünü de öyle gözetiyor işte.