"İnsanlar ölürken ne kadar güzel değil mi? Şey..."
Ne diye hitap etmeliydi? O nasıl ölmüştü ki?
"Zehirli Reçine... Evet, sen... Ölürken çok güzeldin. Bir gün çok güzel öleceğini biliyordum Reçine. En güzel parçan ellerindi, seninle dans etmek istiyorum, ellerinle dans etmek istiyorum. Ölen şeyleri her zaman yaşadıkları halinden çok daha fazla hissettim biliyor musun? Bu, tüm hislerin zirvesi; huzuru, mutluluğu, kötülüğü, acıyı, zevki, aşkı, dehşeti, iyiliği, adrenalini aynı anda hissetmek gibi. Bu orman senin mezarın, güzel Zehir. Bu ağaçlar senin mezar taşın, güzel Reçine. Bu isim sana o kadar çok yakıştı ki..."
Ölülerle vals. Sadece en iyi olanlarla. En güzel şekilde ölenlerle. En temiz, saf ve iyiyken ölenlerle.