• Bir kez tercih ettin mi geriye dönemezsin zaten. Her şeyiyle yaşamından bir parça haline gelmiştir: Kimi zaman gülümseten, kimi zaman da utançtan alnını çatlatan tercihler...
  • Öncelikle bu ilk bölüm teşekkür bölümü olacak, (hemen alttaki paragrafta da kitaptan, konusundan ve şekil özelliklerinden bahsedeceğim.) Kitabı yine Arzu Hocam önermişti. "Fikirler ve Tercihler" den sonra bu kitabı da çok beğendim. Yazarın "Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bir Bara Girer" kitabına da bakmıştım ama pek beğenmedim ve o yüzden bu kitabı biraz daha iyi buldum.

    Kitap çok önemli ve asıl meselelerden sayılabilecek konulardan bahsetmesi dolayısıyla kitaptan oldukça yararlandım. En azından bu konuları okuyarak daha sistemli hale sokma çabam oldu ve bir defa daha bunları düşündüm. Konular şunlardı:
    -ZAMANIMIZI VERİMLİ DEĞERLENDİRMEK
    -HAYATTA BİR ANI BİLE KAÇIRMAMAK
    -MUTLULUĞUN ELDE EDİLMESİ (Tabii mutluluk tanımı yapmak lazım, sonra onu elde etmek ve mümkünse kalıcı olmasını sağlamak)
    -ÖLÜM
    -İHTİYARLIK ...

    Alt başlığı "Epikuros'la Felsefi Yolculuklar" olan bu kitapta Klein; Epikurosçu haz anlayışını, Epikuros'tan günümüze ulaşmış bazı sözlerinin ışığında nasıl bir haz anlayışı olduğunu anlatıyor. Ve Epikuros'un bunları nasıl uyguladığına dair örnekler de var kitapta.

    Kitap 9 bölümde bu konuları (haz anlayışını, ihtiyarlığı, mutluluğu ve zamanı kullanmayı...) çoğu filozoftan, kitaptan ve kendi deneyimleriyle iç içe anlatıyor. Örnek vermek gerekirse Platon, Aristoteles,Seneca, Kierkegaard, Nietzsche, Russell, William James, Sartre, Heidegger, Svendsen gibi isimler sayılabilir. Bu yönüyle kitap oldukça zengin.

    Yazar bölümlere Yunanistan'da kaldığı sıralar edindiği deneyim ve kurduğu dostluklardan anılardan bahsederek başlıyor (ve diyelim konu ihtiyarlık) sonra konunun sıkıcı olmadan felsefi boyutlarına giriyor.

    Burada Epikurosçu haz anlayışıyla beraber varoluşsal anlayışı, metafizik görüşü ve Stoacılık fikirlerine de biraz bakmış olacaksınız.

    Ve bölümlerin birinde "Chrónos ve Kairos" adlarıyla tanımlanan farklı zaman anlayışlarını okuyacaksınız. Chrónos bildiğimiz anlamda zaman akışıyken, Kairos bazen bir saatin bir saatten daha uzunmuş gibi geçtiği şeklinde özetlenebilir sanıyorum.

    Bence kitap iyiydi...
  • Ben sadece tercihler yaptım. Her tercih, bazı şeyleri çalıp gitti ama tercihlerimden mutsuz olmadım. Ama şunu söylemeliyim ki yorucu tercihler yaptım. Kalben, zihnen, bedenen insanı yoran tercihler..
  • (...) Ve sürekli yanlış tercihler yaparım. Sorumluluk sahibi her insanın yapacağı gibi sorunlarla yüzleşip, hatalarından ders alarak durumu düzeltmeye çalışmak bana göre değil. Çünkü düzeltmeye çalışırken iyice bozarım. Bu hayatta bir gerçek var ki, herkes hata yapar. Ama ihale her seferinde bana kalır. İyisi mi sessizce beklemek. Benim de sorunlarla başa çıkma yöntemim bu işte.
  • 640 sayfa yazdığına bakmayın .Yaptığınız tercihler sonunda belkide 30 sayfayi gecmiyor.Belki geçirenler olmuştur ama ben gecemedim ve sonunda pes ettim. Nedennn ? Çūnkū yaptığım tercihler o kadar doğruydu ki .Lakin başıma gelmeyen kalmadı. Ya öldūrūldūm ,ya kötū birinin eline dūstūm.
    Kisacasi kitaba birinci bölūmden başlıyorsunuz . İki sayfa sonunda size iki tercih sunuyor .Birini seciyorsunuz. Sonra sizi farkli bir sayfaya yönlerdiriyor.Oradan yine bir tercih yapip farkli bir sayfaya . Sonunda pes ettim.Evet tercih benimdi ama alt tarafi Newyork da okumayı tercih ettim diye ölmem ya da kötū birinin eline dūsmem gerekmiyordu . Yazarın hayal gūcūne ve varsayımlarına esirsiniz bence.🤤
  • Bazen kendimizi o kadar hayatımıza kapatıyoruz ki dışarıda neler olup bittiğini unutuyoruz. Hatta dünyayı öğrenemeden ölüyoruz. Hayatımız çalışmakla, kazandıklarımızı biriktirmekle geçiyor. Peki ya sonra? Evet, çocuklarımız için yapıyoruz her şeyi. Bizden sonrası için. Ama para harcarken yaptığımız tercihler belirliyor kimliğimizi. Bazen durup düşünmek gerekiyor. Neden çalışıyorum? Rahat bir hayat için. Peki o rahat hayatı yaşayacak olan kişi yani kendim için ne yapıyorum? Hiçbir şey. İnsanın kendini şımartması ruhsal dengesini sağlaması için şart. Çünkü ancak ruhsal dengeye sahip biri her sabah kendisini sorgulamadan yatağından kalkıp çalışmaya gidebilir.
  • Kitabın incelemesini yapmadan önce ''Kişisel Gelişim'' türü hakkında bir şeyler söylemek isterim. Öncelikle şunu belitmek isterim bu türe yöneltilen ''kişisel gelişmeyin'' şeklindeki çığlıklara katılmıyorum. Bu tür kitapların varlığını görmezden gelip reddetmek saçma bir yaklaşım olacaktır. Fakat kitap seçme noktasında diğer türlere nazaran çok daha dikkatli seçimler yapılması gerekir. Çünkü her geçen gün yalnızca maddi kazanç sağlamak için, işe yaramaz yüzlerce kitap piyasaya sürülmektedir.

    Yazar hakkında araştırma yapmadan bilgi sahibi olunmadan kesinlikle okuma yapılmamalıdır. Mesela hayatında hiç bir başarı göstermemiş bir insanın ''Başarı'' ile ilgili yazdıklarının size pek fazla katkısı olmayacaktır.

    Kendi alanında uzman ve deneyim sahibi insanların yazdıkları tercih edilmelidir. İçerisinde yalnızca motivasyon cümleleri olan bir kitabın size çok bir katkısı olmayacaktır. Çok satan kitapların bir çoğu böyledir bunlar popülaritenin bir sonucudur bu sene baktığınızda çok satmıştır. Ancak seneye muhtemelen yazarın adını bile kimse hatırlamayacaktır. Teorik bilgilerin yanında uygulamaya yönelik, pratik içeren kitaplar daha faydalı tercihler olacaktır. Mesela kendi alanımla ilgili bir kitap alırken içerisinde yazarın bir beslenme programı varsa benim için daha değerlidir.

    Bu esere gelecek olursak: Mesleğinde deneyim sahibi bir FBI ajanın beden diliyle ilgili fikir ve tavsiyeleri neden işimize yaramasın diye düşünerek okumaya başladım ve pişman da olmadım. Üstelik Marvin Karlıns tarafından bilimsel verilerle de destelenmiş bilgileri içeriyor. Şunu da belirtmem gerekir ki bunu okuduktan sonra bir Sherlock olacağınızı bekliyorsanız maalesef dünya üzerinde henüz öyle bir kitap yer almıyor. Fakat okuduğunuz da sizi insanların davranışlarını gözlemlemeye ve bunlara anlamlar vermeye yardımcı oluyor. Pratik ve uygulanabilir bilgileri deneyerek iyi bir gözlemci olmanıza yardımcı oluyor.

    Kitabın görsellerle desteklenmiş olması davranışları yerinde görmenize olanak sağlıyor. Önce bir konuyla ilgili size bilgiler veriyor. Bir davranışı size açıklıyor daha sonra kutucuklara yönlendiriyor. Bu küçük kutucuklarda yaşanmış deneyimlenmiş olaylar anlatılıyor. Daha sonra ise resimlere yönlendiriyor, görsellere bakarak durumu daha iyi anlıyorsunuz. Tabi sizi de bunları denemeye davet ediyor ve yol gösterici bir rol üstleniyor.

    Sizleri şu davranış kesinlikle şunu ifade eder gibi saçma ve hiç bir bilimselliği olmayan açıklamalara yönlendirmiyor.''Bu davranış şunun göstergesi olabilir ama şunlara da dikkat etmelisiniz. Şunun üzerine gidip meseleyi daha iyi anlayabilirisiniz.'' şeklinde bir yaklaşımla, bunları uygulatarak sizlere öğretmeye çalışıyor. Özellikle kitabın son kısımlarında yer alan ''Yalancılığın Saptanması''nı çok beğendiğimi söylemek isterim.
    Söyleyeceklerim bu kadar.