"Aşk kör olsaydı,en çok gece yakışırdı ona ..." derken sözünü kestim şaşkınlıkla.
"Onur ne şiiri, isim istiyorum!" Fakat o şiiri okumaya devam etti.
"Gel ey soylu gece,ey karalara bürünmüş anne,
Gel öğret bana nasıl kaybedilir..."
Anlamıştım... Tam o an tüylerimin diken diken olduğu o saniye sol gözümden akan bir damla yaşla Onur'un ela gözlerine bakıyordum.Onur da dolu gözüyle bir kez daha tekrar etti aynı cümleyi.
"Gel gece..." dedi elini karnıma koyarak,"Gel, öğret bize...Nasıl kazanılır..."
"Gece..." diye bir fısıltı çıktı dudaklarimin arasından.Onur başını salladı sessizce.
"Gece..." diye tekrar ettim bir kez daha ismin güzelliğine inanamayarak.