“Ama çocuklar kusura bakarlar. Kuşlar gibi. Hani taş atmıştım bir kez de küsüp kaçmıştı...
Ben şimdi kaçamıyorum İnci.
Ama büyüyünce kaçarım belki.
Hani o mavi uçurtma gibi...”
“Nişanlın neden kafeste?”diye sordum. Halkını sevdiği içinmiş.
“Sen niye buradasın?”diye sordum Nevin’e.
O da halkını sevdiği için buradaymış. Ben büyüyünce halkımı hiç sevmeyeceğim. Halkını sevenler hep kafese giriyor.
“Bugün görüş günüydü. Ama kuşlar hiçbir şey getirmediler. Ne babamı, ne de senin mektubunu. Sen bana demez miydin hep, çok istediğin bir şey varsa söyle, kuşlar pazara gidince belki getirir diye?
Bütün kuşlara seslendim. Belki de sesimi duymamışlardır... Küstüler mi dersin ?”