Asr-ı Saadet, bizim nefes aldığımız yerdir. Her taraftan her türlü nahoş kokunun yayıldığı ve her türlü virüsün ortalıkta kol gezdiği şu ufunetli asırda, Asr-ı Saadet, bir bakıma ruhlarımız için sığınak niteliğindedir. Mü'minlerin dahi türlü çeşit zillete ve illete, özellikle de söylem-eylem uyuşmazlığı illetine duçar olduğu bir helaket-felaket asrında, Saadet Asrı ruhumuzun oksijen çadırıdır. İçinde olduğumuz çağda yaşananların nicesi ruhumuza 'nefes darlığı' yaşatırken, ancak Asr-ı Saadetin hatırasıyla ruhlarımız nefeslenmektedir.