"Şöyle dedi: 'Çok korkuyorum.' Neden, diye sordum. 'Öyle mutluyum ki. Böylesine büyük, müthiş bir mutluluk, insanı korkutuyor. Yine nedenini sordum, şöyle dedi: 'Senin bu kadar mutlu olmana, ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler.''
...gürül gürül akan bir ırmaktı. Bu ırmağa girebilir, günahlarımın dibe çökmesini bekleyebilir, suların beni başka, çok uzak bir yere taşımasına izin verebilirdim. Hayaletlerin olmadığı, anıların, günahların bulunmadığı bir yere.