Şeytan, görevini bırakmadı. Her gün bizlere gelip şöyle diyor.
"Aman, çocuklarınızı Müslümanların okullarına değil, yabancılaın okullarına koyun ki, ileride iyi para kazansınlar! Kız çocuklarınızın başörtülerini açmaları isteniyorsa, açın! Zaman sana uymuyorsa, sen zamana uy! Dünyayı sen mi kurtaracaksın? Onun için Allah'ın dinine saldırıldığını görsen de, kendi menfaatın açısından şimdilik sesini çıkarma! Bir makam elde edinceye kadar konuşma; hatta namazını bile, kimse farkına varmayacak şekilde, imâ ile kıl!.. Etliye, sütlüye karışma... Sana ne insanların ezilmişliğinden, sürünmelerinden, bin bir çeşit insan canavarı tarafından sömürülmelerinden köleleştirilip, ellerinden şahsiyetlerinin alınmasından... Zulmü ve zulmedenleri görme!.. İnsanlara zulmedildiğini görünce, görmezlikten gel ki seni de o zihniyette sanmasınlar!... Ara sıra da olsa, Allah düşmanlarının toplantılarına katıl ki, seni kendilerinden bilsinler ve seni üst makamlara getirsinler!..."
İşte Şeytan'ın günümüzdeki bu telkinleri, Adem (a.s.)'a yapılan telkinlerin aynısıdır. Şu farkla ki, biz insanlar, Cennette değil, dünyada yaşıyoruz.