Nur üstüne nur gibiydi. İsa Nebi geldiğinde varlığın dilini çözmüş sayılırdım. Şakımaya başladığımda yanındakilerin gönüllerinden geçenleri ve iç sesleri duyabiliyor ,kendi kendilerine konuşmalarını hayretle izliyordum .Size bir sır vereyim ; eğer bir seher vaktinde bir bülbülü dinliyorsanız , bilin ki oda sizi dinliyordur. Çünkü o şakırken bütün bülbül neslinin ruhanetiyle şakıyor, binlerce , milyonlarca bülbülün anlattığı şekilde gülü yeniden anlatıyor, onu anlattığı için de sizi duyuyordur . Bu yüzden uzun gecelerin göz yaşlarını en iyi bülbüller bilir ; tenhada ağlayan âşıkların derdini en iyi onlar anlar .