Öncelikle bu benim ilk inceleme yazım olacak ve bunu bu kadar güzel bir kitap ile başlattığım için çok muyluyum. Çırpınıp içinde döndüğüm dünya benim Şükrü Erbaş’tan okuduğum ilk kitap ve kesinlikle son olmayacak. Kitap Arthur Miller’in “bir zamanlar insanlar hayatlarından memnun değillerse devrim yaparlardı. Şimdi alışverişe çıkıyorlar. Tamamen bir hafıza kaybı dönemi yaşıyoruz.” Cümleleri ile başlıyor. Bu cümleyi okuduğum andan itibaren kitabın bazı gerçekleri yüzüme vuracağını hissetmiştim. Kitapta Erbaş yalnızlığa, sevme korkusuna, yaşama korkusuna, kendimize yabancılaşma, gibi konulara sık sık değiniyor. Okuduğumda gerçekten toplum olarak bazı şeylere bakıp ama göremediğimizi, bazı şeylere karşı hissizleştiğimizi tekrardan fark ettim. Bunun dışında Şükrü Erbaş kitabında sevdiği çoğu şairden bol bol alıntılar yer vererek kitabını daha da zenginleştirmiş. son olarak cümlelerimi bitirirken kitaptan bir alıntıyla bitirmek istiyorum :) “insan bazen yalnızlığını başkasıyla gezdirir, bazen de başkasında gezer yanlızlığıyla. Hem insan yaşarken sudan, severken yalnızlıktan başka nedir?”