Çocuk olsun olmasın herhangi bir insanı dinlerken "Aman, benim yaşadıklarım yanında bu ne ki!" diye düşünmeniz, kendi acınıza kendinizden bir başkasını anlayamayacak, duyamayacak, göremeyecek kadar gark olduğunuzu ve önce o acının nedenlerini çözümlemeniz gerektiğini gösterir.
Uğruna feda edildiğimiz, mecburen fedakarlık gösterdiğimiz şeye körü körüne bağlanırız, onu çok önemli bir yere koyarız. Benzer şekilde, çocukluğumuz feda edildiği için kendi çocuklarımızı böyle acımasızca feda edebiliyoruz.
Bize öğretilen güç değerlerinin tamamen sahte olduğunu, aslında özgür olduğumuzu, çıkarmak için savaştığımız prangaların gerçekte hiç var olmadığını anlayamadığımız sürece, ister karşı çıkalım ister sevelim, içimizde kök salmış Anne ve Baba yerine koyduğumuz kendi Efendilerimizi yaratmaya, severek ya da karşı çıkarak onları yeniden ve yeniden yaratmaya, güçlerini pekiştirmeye devam edeceğiz.