Kıyamet gününde Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve sellem) ile tevessül:
Kıyamet günü Arasat'ta Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve sellem) in hürmetine Allah'tan yardım isteneceği hususunda sözü uzatmaya gerek yoktur. Çünkü şefaat hakkındaki hadis-i şerifler tevatür derecesine ulaşmıştır.
Bu husustaki bütün açık deliller ifade etmektedir ki, mahşer halkı uzun zaman bekleyip darlanınca sıkıntılarının açılması için Adem (Aleyhisselam) dan sonra Nuh, sonra İbrahim, ardından Musa ve İsa (Aleyhimüsselâm) dan yardım istediklerinde, Onlar insanları peygamberlerin efendisine havale edecekler, neticede O (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): - و أنا لها :
7- "O makam bana aittir." buyurarak, onların yardımına koşacak, sonra secdeye kapanarak yalvarmaya devam edecektir. Tå ki Mevlâā Tealā tarafından: ه ارفع محمد وقل يسمع واشفع تشفع وسل تعط )
"Ya Muhammed başını kaldır! Söyle dinleneceksin şefaat et kabul edileceksin iste verileceksin." (Buhari, Tevhid:24, No:7002, 6/2708, Müslim, Iman:84, No:193/ 326, 1/182, Ahmed ibni Hanbel, No:12154, 4/232, 13563, 4/486) diye nida edilecektir.
Bu hususta bütün nebilerin, resullerin ve diğer müminlerin icmaı (söz birliği) ve Rabbül âleminin de takriri (kabulü) vardır ki, zor zamanlarda mukarreb (Allah'a en yakın büyük) lerin hürmetine yardım istemek, sıkıntıların açılmasının anahtarlarının en büyüklerinden ve âlemlerin Rabbinin rızasının sebeplerindendir.
Ayrıca şu da bilinmelidir ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve sellem) in duasıyla sahabe-i kiram tevessül ettikleri gibi bütün ümmetinin de onun duasıyla tevessül etmesi sahihtir, çünkü O'nun, bütün ümmetine dua ettiği bir çok hadis-i şeriflerle sabittir.