Yaşım yirmi altı.
Sana kırk senedir aşığım.
Hayat kadar berrak,
ölüm kadar karmaşığım.
Yüreğim kirli bir gökyüzü,
sense dolunay...
Ruhunu esir alan sarmaşığım!
Titreşirken kalplerimiz Ankara soğuğunda
nice umut yeşerir gecenin soluğunda.
Biz o bankta oturmuşuz
Kalu Bela'dan beri.
Kaç bahar görmüşüz kim bilir
kaç zemheri...
İlk kez ayın halesine sırnaşığım;
yaşım yirmi altı.
Sana kırk senedir aşığım.
Şimdi başka gökyüzü.
Yüz, göğü gözlüyor; gök, yüzü...
Hazırlan Mahbube;
çünkü hazır yeryüzü!
Şu yollar, şu kaldırım, şu kedi...
Kuşlar bile 'hazırız' dedi.
Bu saatler artık tehlikesiz,
Mahbube uyan!
Varsın olmasın cihanda sesimizi duyan.
Dinleseler sükûnetin vaveylasını
her mecnun bulur elbet Leylasını.
Şimdi tumturaklı hayaller
peşimize takılır.