Ağlamak uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir çığlığıdır. Ağlayamadığımız zamanlar bizde o iktidarın da yok olduğu zamanlar ki onun yerine geçen etkili bir sessizlik ve en şiddetli üzüntü gözyaşlarından daha yakıcıdır.
Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetini acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor