Birisi

Birisi
Bir mesud teselli içinde herkes, Herkes kendi aziz bahanesinde... [Necip Fazıl Kısakürek]
Varaka ile aralarında geçmiş konuşmadan: — Demek beni kavmim Mekke'den çıkaracak, öyle mi? — Evet, peygamberlik makamı kime verilmişse öz kavmi içinde ona düşmanlar türemiştir. Peygamberlik hali budur.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Varaka heyecanla haykırdı: — Allah'a yemin ederim ki sen onun Büyük Resulüsün! Ve sana görünen melek, Musa'ya gelen Cebrail'dir. İşte «Cibril-i Emin» sana da nazil oiuyor. Şimdi kimbilir başına neler gelecek! Sana yalancı ve sahtekâr diyecekler, seni yurdundan kovmaya çalışacaklar... Peygamberlik yükü ağırdır. Kavmin seni tekzip edecek... Seninle çarpışacak ve seni öldürmeğe savaşacak... Söz yeriyorum ki. eğer Allah beni o günlere yetiştirirse senin için elimden geleni esirgemiyeceğîm.
Varaka bin Nevfel
— Varlığımı kudretinin elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, eğer anlattıkların doğru ise, yâ Hatice, mübarek zevcine görünen Melek, Musa Peygambere gelen «Na-mus-u Ekber» dir. Mübarek zevcin Allah'ın Peygamberidir ve İlâhî Memuriyetini almak üzeredir. Kendisine haberver; sakın ürkmesin, telâş ve korkuya düşmesin... Sabırla neticeyi beklesin ve bütün tecellilere tahammül etmeyi bilsin!.
Hitap: «— Korkuyorum ki, Hatice, bana bir zarar gelmesin!» Henüz hiçbir şeyden haberi olmamak şöyle dursun, haberi olmayanın halinden bile haberi olmayan. Haticenin mukabelesi misilsiz bir kadın sezişiyle, fevkalâdenin üstünde oldu. Ulvî kadın, her haline o kadar emniyet duyduğu mukaddes zevcini, imkân bulunmayan hayali ihtimalden tenzih etti: — Hiçbir korku ve kaygıya sebep yok. Boşuna üzülüyorsun. Allah, senin gibi bir kuluna kötülük eriştirmez.
Meleğin kucakladığı mukaddes insan, esrarlı haline bakıp kendisine açılan sadık zevcenin kollarına atlamadan yalnız mırıldandı: «— Beni örtünüz! Beni örtünüz!» Sadık zevce, izinde bütün bir esrar cereyanını sürükleyen Allah'ın Sevgilisini, olup bitenlerden habersiz, hiçbir şey sormak ve anlamak cesaretini göstermeden şefkat ve itina ile yatağına yatırdı ve üstüne kalın örtüler çekerek O'nu yalnız bıraktı.