Düşünebilme yeteneğine sahip her varlık kimi zaman bilimin canlıyla cansız arasında çektiği sınıra, insanoğlunca çekilmiş tüm şuurlara olduğu gibi, düzmece ya da artık eskimiş gözüyle bakardı.
Bilinmeyenin içinden geçen yolculukla insan, yolculuğa çıkmamış gibiydi. Gözlem deliğinden bakarak, gündüz ve gece olması, iklimin sürekli ve gelişigüzel değişimi, zamanın akışı gibi bazı doğa yasalarının varlığını koruduğundan emin olmak yeterliydi ve insan kendiliğinden sürdürüyordu yolculuğunu.