Hiç kendim için ağlamadım ben.Bunu çok isterdim halbuki, bazen aynanın karşısına geçip annemi, babamı düşünür ve yüzüme uzun uzun bakardım ama ne yaparsam yapayım, bir türlü ağlayamazdım.
Zenginlik dediğimiz şeyi bir evden, bir banka cüzdanından ya da üç beş tahta parçasıyla birkaç metal yığınından ibaret sandıkları için değil, bana bu yatağı vermekle hem vicdanlarını rahatlatmak hem de kendilerinde alıkoydukları eşyaları kendi gözlerinde bile meşrulaştırmak zorunda kaldıkları için acıyorum.
Doğayı çarpıtmaktır bu, Tanrı’nın yasalarına karşı gelmektir; dünyanın bütün dağlarında , ormanlarında, bir tek yaprağı bile bir başkasının tıpkısı olarak yaratmamıştır Tanrı. Oysa siz farklı olmayı delilik sayıyorsunuz , onun için de Villete’te kalmayı yeğlediniz, çünkü burada herkes kadar normal görünüyorsunuz.
Her insan tektir, her bireyin kendi özellikleri , içgüdüleri, farklı beğenileri, istekleri, serüven biçimleri vardır. Ancak, toplum her zaman belirli davranış kurallarını herkese empoze etme eğilimindedir, tek tek insanlar ise neden bu kurallara uymak zorunda olduklarını merak etmezler. Bunları kabullenirler, tıpkı yazı makinesi kullananların belirli bir klavyeyi en doğrusudur sanarak benimsedikleri gibi. Saatin yönünü sorgulayan biriyle karşılaştınız mı hiç?