Kim bilir kaç milyon bebek, doğduktan sonra sevinçle, alkışla karşılanmış, daha o anda yaşlanmaya başladığı ve ölüm mahkûmu olduğu anasının babasının aklından bile geçmemiştir.
Hayvanlar ölümü anlıyor ama insanlar anlayamıyor. Can denen şey, her türlü yaralanmaya, berelenmeye açık haldeki insan bedeninden bir saniyede çıkıp gidiveriyor ve insanlar bunun sonucunda aklını kaçıracak kadar sarsılıyorlar.
Alişan hocanın 4 dakikalığına ödünç istediği gözlerimi saatlerce geri alamadım. Hatta kitap bittikten sonra bile geri almak istemedim. O kadar samimi bir şekilde yazılmış ki hemencecik o sıcak havaya ortak oluveriyor insan. Toplumun çoğu kesiminden insanların hayatlarına değindiği için çoğu kişinin hayatından izler bulması muhtemel diye düşünüyorum. Belki aynı şehirlerden değil ama farklı isimlerde bir çok kişinin aynı hayata mahkum olduğunu gözler önüne seriyor. Kitabı okurken gerek kendi yaşantımla gerek çevremdeki insanların hayatlarıyla bağdaşan birçok olay aklıma geldi. Bu hayat hikayelerinden yola çıkarak hocanın şunu yap bunu yap demesine gerek kalmadan atmam gereken adımlar kafamda canlandı. Bu kitabı okuduktan sonra bana düşen görev, uyandığını farkettiğim uyuyan güzelimin uykusunu açmak