Her şeyimizi kaybedebiliriz ama ruhumuzu asla! Ruhumuzu kaybettiğimiz gün, bizi biz yapan ne varsa, neyimiz varsa buna dair her şeyimizin bir hiç mesabesine indirgendiği gün olacaktır. İşte, bu yüzdendir ki ruhumuzu kaybetmeye tahammülümüz yoktur. Ruhumuzun tezahürü olan milliyetçi, mukaddesatçı kültür mücadelemiz, ya topyekun "hep"çi bir anlayışla sürecek ya da darmadağınık bir hâl ile "hiç"çi bir anlayışsızlık, vurdumduymazlık içerisinde bitip gidecek. Ya olacağız, ya öleceğiz! Tahammül sınırımız, "hiç"in karşısına dikilen "hep"çi bir duruş ve tavırda, safha safha her alanda ve meydandadır.