Yalnızlık kurşun geçirmez. Dostluk, aşk, aile geçirmez. Hiçbir şey geçirmez. Dışarıdan sokmadığı gibi içeriden de çıkartmaz. Cerahat yapar. Antibiyotiğini de kendinde besler yeter ki nerede olduğunu bulsun... Ruhun nerede olduğunu düşünürüm bazen. Vücudumun neresinde? Sonra karar veririm. Ruhum, bedenimin bittiği yere kadar...
Dünya, üzerinde durulmayacak kadar kaygan. Nasıl sallanan bir sandalyenin üzerinde ayakta durmak imkansızsa, dünyada da ayaklarımızın üzerine basmak çok zor.
Sorarlarsa, ''Ne iş yaptın bu dünyada? diye, rahatça verebilirim yanıtını:
''Yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyarın arasına doğdum. Ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından...''