Dört duvar arasında, varlığımı ve
düşüncelerimi kuşatan hisarın içinde ömrüm azar azar eriyor
bir mum gibi, hayır, yanlışım var, ömrüm bir oduna benziyor,
ocaktan düşen bir oduna: öteki odunların ateşinde kavrulmuş,
kömürleşmiş, ama ne yanmış, ne olduğu gibi kalmış bir oduna
benziyor.
Hayat bana tek ve değişmez bir mevsim
oldu hep. Bu hayat bir soğuk bölgede ve sonsuz bir karanlıkta
geçti âdeta, öyle ki bağrımda hep aynı alev vardı ve o beni bir
mum gibi eritti.