Mavide yoksun

Mavide yoksun
Türk dili ve edebiyatı öğretmeni
Galata kulesinin hikayesi şöyledir: Galata Kulesi ve Kız Kulesi birbirlerine aşık iki kuledir. İki kule arasında yer alan büyük boğaz sebebiyle bu kulelerin kavuşmalarına da imkansız gözü ile bakılmaktadır. Günden güne özlemleri daha da artan kuleler, bir gün Hezarfen Ahmet Çelebi'nin kuleye tırmanması ile birlikte aralarındaki boğazın artık sorun olmaktan çıkacağını düşünürler. Hezarfen Ahmet Çelebi'nin Avrupa yakasından Anadolu yakasına uçması da aslında iki kulenin aşkına bağlanmaktadır. Rivayete göre; Hezarfen Ahmet Çelebi, Galata Kulesinin yüzyıllardır biriktirdiği mektupları yanına alarak kanatlanmış ve uçuşu sırasında Kız Kulesi'ne bu mektupları bırakmıştır. Aşkının karşılıksız olmadığını anlayan Kız Kulesi ise mektuplardan sonra daha da güzelleşmeye başlamıştır. Galata Kulesi de sevgisinin karşılıksız ve tek taraflı olmadığını anlamıştır. Birbirlerine duydukları bu derin duygular ise onların yüzyıllara meydan okumasına yardımcı olmuştur. İşte bu yüzden; Rivayet odur ki; Galata'nın terasına kiminle çıkarsan, onunla evlenirmişsin...
dünyanın yerine gecenin karanlığı hüküm sürüyordu...
Geceleri derin, boş bir uykuya gömülmeden az önce, varlığım iki dünyanın sınırında dalgalarda çırpınırken, hülyalara dalıyordum. Bir anda kendiminkinden farklı bir varlığı aşıp geçiyordum. Bir başka hava soluyor, kendimden kaçmak, kaderimi değiştirmek ister gibi uzaklara gidiyordum. Ancak gözlerimi yumunca gerçek dünyam çıkıyordu karşıma.
Şaka değil, üç yıl, hayır, iki yıl dört ay oldu; ama nedir günler, nedir aylar? Benim için bir önemi yok onların; mezarda olan için zaman, anlamını kaybeder.
“Mutsuz bir ruh, mikroptan daha çabuk öldürür."