Sen beni sevmekten gidince ben bana borçlu kaldım
Ya sen bana fazla geldin ya ben sana az kaldım
Gitme bir adım öteye gülüm bir adımda gurbet olur
Gitme bir nefes öteye gülüm her nefes hasret olur
Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde
El tutmak yol açıyor diye hesapsız
Susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları
Yasak kelime oyunu yapmak
Yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak
Artık yağmur sonraları toprak kokmak yok
Tomurcuklanmak günah
Ve bir insan gözü yüzünden 100 gün ardarda uyumamak
Kimse ölmesin diye
Kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak
Güneşi ayı ve hatta hiçbir tabiat olayı
Şahit gösterilmeyecek hiçbir sevdaya
Ne deniyorsa onu atacak kalp
Ve süresi24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın
Sen sesini alıp gidince ben burda dilsiz kaldım
Ya sen bana fazla geldin
Ya ben sana az kaldım
Gitme bir adım öteye gülüm bir adımda gurbet olur
Gitme bir nefes öteye gülüm her nefes hasret olur
Dünyanın her yanında görülen talihsiz bir durum var:
İnsanlar ırk,din ve kültür farkına bakmaksızın onlarca hatta yüzlerce yıl boyunca birlikte yaşıyorlar.
Sonra birdenbire, komşularınız saygı duyduğunuz,
yemeğe çıkardığınız, yardımlaştığınız ya da evlendiğiniz kişiler olmaktan çıkıyor. Bu tanıdık yüzler onlar, düşman veya başkası haline geliyor. Gruplar arasındaki çatışma sırasında kişisellik ortadan kalkıyor, “empati ve güven yok oluyor.”
-Yazmak yalnızlık gerektirir. İnsanın hayatına el koyar. Bir anlamda bir yazarın kendine ait bir hayatı yoktur, varken bile gerçekten var değildir.
+Bir hayalet daha...