Mustafa Ceniklioğlu

Mustafa Ceniklioğlu
@Mstfa_5501
Öğretmen
Yüksek Lisans
İstanbul
35 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Cezaevi yönetiminin seçtiği filmin adı "Girdap'. Selçuk Yöntem, Ali Sürmeli gibi usta oyuncutarla gençlerinvrol aldığı bir film. Seyrettim. Senaryo ilginçti: Taşralı modern-orta sinıf bir ailenin çocuğu üniversitede okumak için İstanbul'a geliyor. "Tesadüf"' eseri tanıştığı iki Müslüman öğrenciyle aynı evi paylaşıyor. Öğrenci bekâr evindeki doğaüstü olaylardan etkileniyor, arkadaşları tarafından bir hocaya yönlendiriliyor. Bu ilişki genci yeni bir çevreve sokuyor. Burada tanıştırıldığı biri Afganistan'da savaşmış bir mücahit. Bu ilişkiler sonucu gencin hayatı değişiyor, sevgilisinden ayrılıyor, sakal bırakıyor vs. Sonunda yapılan konuşmalardan etkilenip canlı bomba oluyor ve Sultanahmet Meydanı'nda bir turist otobüsünü havaya uçuruyor. Filmin sonunda anlıyoruz ki bu genç bir tuzağa düşürülmüş. Evdeki doğaüstü olaylar kurguymuş. Filmin finalinde ev arkadaşları, hoca ve mücahit, ellerinde viskiyle toplantı yapıyor ve yeni bir av üzerine kahkaha atarak konuşuyorlardı. Dini ritüeller kullanarak bir genç tuzağa düşürülmüştü. Yani; dış güçler komplosu! 'Girdap" bir film... Gerçek bir olaydan yola çıkılarak senaryolaştırıldığı yazılıydı filmin basında, ilginç Türkiye'de hiçbir suikast/ cinayet arkasında "derin güçler" olmadan gerçekleşmiyor gibi kolaycı komplo teorisi yerleşti zihinlere artık. Hangi cinayet işlense, katil neden işlediğini, nasıl yaptiğını açık açık anlatsa da "Hayır, ○ bilmiyordur, arkada mutlaka birileri vardır" diye düşünülüyor. Sıradan vatandaştan politikacıya, gazeteciden savcıya kadar herkes koro halinde bunu seslendiriyor: "Arkada birileri var!"
Sayfa 283·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Danıştay Suikastı'nı Ergenekon davasına bağlamak için niye çok çaba harcandı? iddianamede bir zorlama olduğu ortada. Alparslan Arslan çevresiyle ilgili pek bir araştırma yapılmamışken, Ergenekon tutuklularının suikastla irtibatını kurmak için olağanüstü bir çaba göze çarpıyordu. Niye? Terörle Mücadele Yasası'nın birinci maddesi 29 Haziran 2006 tarihinde değiştirildi. Bir fiilin terör suçu olması için birden fazla kişinin örgütlenip, silah, mühimmat bulundurması yeterli değildi; cebir ve şiddet içeren eylem gerekiyordu. Yani Ergenekon'un, terör örgütü kapsamına alınması icin yakalanan kişiler, ele geçirilen silahlar yeterli değildi; şiddet içeren eylem gerekiyordu! Yani... Yanisi şu, Danıştay Suikastı Ergenekon'a bağlanınca, örgüt "terör örgütü" oluverdi! Bunları hiç konuşmadık, bunları hiç yazmadık Herkesi uyuttular.. Ya da... Uslu uslu durmayıp yazanı Silivri Cezaevi'ne attılar.. Artık uzatmayayım.
Sayfa 274·Kitabı okudu
Alıntı
Feza'n getirdiği virüslü e-postayla ilgili belgeyi hâkim hiç dikkate almadı. "Teknolojiden anlamıyorum ben,' dedi. Nasıl yani, "Siber Suç nedeniyle karşısında değil miyiz? Virüslü e-postayla gelen "belgeler" nedeniyle sorgulanmyor muyuz?
Sayfa 117·Kitabı okudu
Alıntı
"Ergenekon Silahlı Terör Örgütü'ne üye olmak, halk kin ve düşmanlığa tahrik etmek ve devlete ait gizli belgeleri temin etmek şüphesiyle ifadeniz alınacaktır." "Devlete ait gizli belgeler..." Ev-büro arama gerekçesinde bu yoktu. Evet demek"'belgeler" bulunmuştu! Önce aranıyorsunuz. Sonra hemen belge buluveriyorlar ve suç ortaya çıkmış oluyordu! Yeni hukuk yöntemi bu: Sezgi hukuku!?
Sayfa 115·Kitabı okudu
Alıntı
Barıs Pehlivan'ın da sorgusu bitti. Ve fakat sorguya giren avukatlarımızın getirdiği haber, koridora bomba gibi düştü. Odatv'nin bir bilgisayarında tuhaf "belgeler" çıkmıştı! Nasıl Yani? Ne belgesi? Kim göndermiş? Barış Pehlivan bilmiyordu; o bilmezse hiçbirimiz bilemezdik; haberin merkezinde o vardı genel yayın yönetmeniydi. Neler oluyordu? Gizli bir el faaliyete geçmişti demek ki.. Birçok Ergenekon sanığını şaşırtan olay iste bizim de başımıza gelmişti; çoğu kişi savcılık sırasında öğrenmişti evinde, işinde çıkan sözde belgelerin varlığını!
Sayfa 114·Kitabı okudu
Alıntı