Gerçekten, füitüvvet ehlinde aranan doğruluk, vefa, cömertlik. elinin bol, sofrasının açık olması gibi şartlar, ilerleyen asırlarda da esnafın uymaya çalıştıkları prensiplerdir. Ancak, bir taraftan şartların giderek bazı esnaf için ağır gelmeğe başlaması, diğer taraftan Müslüman ve gayr-i müslim esnafın bir arada yaşama ve teşkilâtlanma ihtiyacı
duymaları, bütün esnafın toplanabilecekleri yerlere ihtiyaç göstermiş: böylece esnaf yavaş yavaş zâviyelerden uzaklaşarak loncalarda teşkilâtlanmağa başlamışlardır.
Tanzimat devrinde, özellikle İngilizlerin tesiriyle Osmanlı ülkesinde de köleliğin kaldırılması yolunda adımlar atıldı. Bu konuda Sultan Abdülmecid saltanatında bazı fermanlar çıkartıldı. 1847'de Mısır,
Trablusgarp ve Bağdat'ta zenci köle ticaretine son verilmesi emrolundu. Fermanda, emre riâyet etmeyenlerin cezalandırılacağına da işaret edilivordu. 1857'de bu emir tekrarlanırken, Afrika içlerine kadar gitmiş olan tüccara yalnızca sekiz haftalık bir süre verildiği gibi, o tarihe kadar edinilmiş köleler bu emrin dışında bırakıldı.
Köleler, ancak birbirleriyle evlenebilir ve bunlardan doğan çocuklar da aynı sosyal statüde olurlardı. Evlilikleri ise sahiplerinin izni ile olabilirdi. İzinsiz olarak yapılan evlilikler, sahipleri tarafindan durdurulabilirdi.
Harplerde eya denizlerde korsanlık faaliyetleri srrasında esir alınanlar ise ya ömürlerinin tamamını veya belli bir süresini hürriyetlerini kaybetmiş olarak zindanlarda geçirirler yahut donanmada kürekçi olarak kullanılırlar veya esir pazarlarında satılırlardı.
Hepimiz başkalarını davranışlarına, kendimizi ise niyetimize ve gayretimize bakarak değerlendiririz. Bunun sonucu olarak da kendimizi normal" görür, bize benzemeyenleri "hatalı" buluruz. Kendimizi başarılı hissedersek, zaman içinde kusurlarımızı dahi meziyet olarak
kabul ederiz. Oysa kişiliğimizin, bize sağladığı imkân ve sunduğu fırsatlar yanında, bize ve birlikte çalıştığımız kişilere yaşattığı zorlukları bilmek, davranışlarımızı ve bu davranışların sonucundan çıkan dersleri değerlendirmemize imkân verir.