Bir anda kendimi bir insan değil de önemsiz bir koltuk ya da bir pencere gibi gördüm; insan idiysem bile, herhâlde bir koltuk ya da pencereden farkı olmayan bir insandım.
Ama ben artık cebindeki paradan daha fazlasını yitirmiş, borçlarının tutarını hesaplamaktan korkan, umutsuzca da olsa yitirdiklerini geri kazanmak için değil, ne korkunç bir durumda olduğunu bilmemek, anlamamak, kendine gelmemek için oyunu sürdüren sinirleri bozuk bir kumarbaza benziyordum.