Nazım Hikmet’in şairliğinin gelişimini görmek açışından oldukça işlevsel bir kitap. 1940’lardaki Nazım’ın sanatsal ve ideolojik dönüşümünü kitapta bulabilirsiniz. Döneminin siyasal eleştirileriyle biraz daha anlam kazanıyor. Bunun yanısıra şiir ve yer yer de mektup tadında yer verdiği “aşk” gerçekten çok lezzetli ve takdir edilebilir. Dönemi siyasal zorluklarına rağmen yaşanılan aşkı gözler önüne sermekte kitap. İçerisinde bulunan nesir kısımlar var manzum hikayeler de ayrı bir tat katmış kitaba. Yayınevi zaten kendini kanıtlamış bir yayınevi. Sayfalar biraz ince ve eserin kalınlığı okumayı zorlaştırıyor. Ama bu şekilde bir külliyat toplanması çok güzel ve özlenen bir şey. Keyifli okumalar dilerim herkese.
Geliyor sıram
ansızın atlayacağım boşluğa
Ne çürüyen etimden haberim olacak
ne gözlerimin çukurunda dolaşan böceklerden
Durup dinlenmeden ölümü düşünüyorum
sıram yakın demek.
Bulut mu olsam,
Gemi mi yoksa,
Balık mı olsam,
Yosun mu yoksa ? ...
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
Bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.