Bu gidemeyiş, bu gidemeyenlerin geriye bıraktığı ağırlık, bu bahçeler arasında Salına salına gezinen yalnızlık, birbirine çarptıkça büyüyen çukurlar, bu yüke karşı bu dermansızlık...
İnsanlar âşık olup da kavuşamayınca ya da bir yakınları ölünce boşluğa düştüm derler, ne garip. Oysa tekeri dön- düren boşluğa boşluk denir mi? Çömleği çömlek yapan boşluğa... Sevda ve ölüm, hayatın tüm boşluklarını kendi emrinde konuşlandırır.
"Anlatan vardı dinleyen yoktu, ama bu delilik dedik, anlatan vardı ama dinleyen konuşmuyordu ama bu vaaz dedik, anlatan vardı ve karşısındakini dinlemeye zorluyordu ama bu gevezelik dedik anlatan vardı dinleyen de vardı ama ortada hakikat yoktu bu boşboğazlık dedik.