O'nun varlığına karşı yok olmak gerektir: O'nun huzurunda varlık nedir? Manasız bir şeyden ibarettir!
Varlık kör olmasaydı... O'ndan erirdi, güneşin hararetini tanır, anlardı.
Ne zamana dek "ben alemi zapt edeyim, bu cihanı kendi varlığımla doldurayım" dersin?
Dünyayı baştan başa kar kaplasa güneşin harareti, bir görünüşte onu eritir.
Biz, bu ambarda buğday biriktiriyor, bir yandan topladığımız buğdayı yine kaybediyoruz.
Buğdayın kayboluşunun, farenin hilesinden olduğunu aklımızı kullanıp idrak etmiyoruz.
Fare ambarı deldi. Onun hilesinden mahsul dağıldı.
Ey can, önce farenin şerrini defet, sonra buğday ölçeğini omuzla.
"Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum"