Herkesin içinde bir çocuk vardır. Sonuçta tüm yetişkinler bir zamanlar çocuktu, bu çoğu zaman unutuluyor olsa bile. Bazıları bunun farkında, bazıları ise farkında olmasa da içindeki çocuğun tepkileriyle yaşamını idame ediyor.
Iyi ya da kötü, bir şekilde büyüdük. Güven, sevgi, mutluluk vb. gibi depolarımız doldu ya da yarım kaldı. Geçmişte, bu inanın bizlerin elinde olan bir durum değildi ama şimdiki zamanımızda içimizdeki çocuk her zaman bizimle. Ve o depoları doldurmak birer yetişkin olarak bu sefer bizim elimizde. İçimizdeki çocuğun sık sık başını okşamayı, onu dinlemeyi, sevmeyi, güldürmeyi, gezdirmeyi ihmal etmemeliyiz.
Geçmişte yaşamayı bırakamazsak, şimdiyi yaşayamadan ölüp gideceğiz. Ölümlü olduğumuzu ve benzer, daha hafif veya daha ağır sıkıntılarla uğraşan başka insanların da olduğunu, hiçbir şeyin bu dünyada kalıcı olmadığını kendimize itinayla hatırlatmalıyız. Hatırlatmalıyız ki silkelenip, hayatımıza devam edebilelim.
İşte bu kitaptır bana bu satırları yazdıran. Geçmişiyle sorunları olan, kimin yoktur ki, ve baş etmek için çabalayan ya da çabalamayan herkese önerilir.
İyi okumalar...