Tuba

Tuba
Yaşamak güzel, okumak daha güzel. Okuyarak yaşamak paha biçilemez! Okumadığın gün karanlıktasın...
Tam bir küfür kitabı!
Puan vermedi·139 syf.··
2023 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2023 08:56
Yazarın son kitabı ve hayatının ileri yaş, son döneminde böyle bir kitap yazması oldukça cesur ve kafa tutucu bir hareket. Tam bir küfür kitabı neden mi? Çünkü peygamberlerin, onlara inen vahiylerin, tanrı profilinin, büyük tarihi olayların Kabil öncülüğünde bilinenden bu kadar farklı bir biçimde anlatılması inanılmaz şaşırtıcı geldi ilk başta. Devam ettikçe bu denli farklı bir bakış açısı ile yazılmasına daha da şaşırdım. Sonra kitabın yarısında kitap yorumlarına bakayım dedim; kavga kıyamet! Ben de nötr bir şekilde, tamamen objektif okumaya çalıştım ve değerlendirmek isterim. Bir ateistin okuduğunda zevkten dört köşe olabileceği, bir dindarın (din farketmez) okuduğunda bol bol tövbe haşa çekeceği bir kitap olmuş. Yazar aktarmak istediği şeyi, sorgulamaya iten düşünceleri çok güzel işlemiş kitabında. Başarılı buldum. Ama bazı konularda abartıya kaçtığına değinmeden de edemeyeceğim. Kitabı her konuda kendine güvenen okusun der ve Iyi okumalar dilerim...
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
Reklam
9/10
·164 syf.··
2023 28. kitabı
Kur'an'ı arapça bilmeden, anlamaya çalışmadan okuyan ilk kişi kimdi??? Biz nasıl bu hale geldik (getirildik)??? Kitabı okurken aklımda defaatle yankılanan soruydu bu. Eskiden insanlar Arapça bildikleri için arapça olarak okuyor ve doğal olarak anlıyorlardı Kur'anı. Bilmeyenler de sırf kur'an okuyabilmek için öğreniyordu. Ama günümüzde Arapçayı anlamadan okumasını öğreniyoruz. E peki okumayı öğrenmişken anlamayı neden öğrenmiyoruz, neden öğretmiyorlar? Nasıl ki kitap kurtları olarak beğendiğimiz kitapları orjinal dilinde de okuyup anlayabilsek keşke diye hayıflanıyorsak, Kur'an'ı da orjinal diliyle okuyup, anlamak istememiz çok doğal. Biliyoruz ki her kitap çeviri sırasında az da olsa orjinalinden uzaklaşır. Hele de bu kitap bir yaşam kılavuzuysa, bir rehber ise bu durum daha ciddi bir hal alıyor. Arapçayı ögrenemiyorsak mutlaka türkçe mealini de okumalıyız, okumaya başlamalıyız ki anlayalım, hayatımıza entegre edebilelim. Kur'an'a her açıdan bakan, inceleyen, araştıran bir kitap olmuş. Her müslümanın okuması gereken kitaplar arasında yerini almalı. Okuyun, okutun, yayın... Keyifli okumalar dilerim :)
Kur'an'a BakışAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013430 okunma
İçindeki çocuğa kulak ver!
8/10
·236 syf.··
2023 26. kitabı
Herkesin içinde bir çocuk vardır. Sonuçta tüm yetişkinler bir zamanlar çocuktu, bu çoğu zaman unutuluyor olsa bile. Bazıları bunun farkında, bazıları ise farkında olmasa da içindeki çocuğun tepkileriyle yaşamını idame ediyor. Iyi ya da kötü, bir şekilde büyüdük. Güven, sevgi, mutluluk vb. gibi depolarımız doldu ya da yarım kaldı. Geçmişte, bu inanın bizlerin elinde olan bir durum değildi ama şimdiki zamanımızda içimizdeki çocuk her zaman bizimle. Ve o depoları doldurmak birer yetişkin olarak bu sefer bizim elimizde. İçimizdeki çocuğun sık sık başını okşamayı, onu dinlemeyi, sevmeyi, güldürmeyi, gezdirmeyi ihmal etmemeliyiz. Geçmişte yaşamayı bırakamazsak, şimdiyi yaşayamadan ölüp gideceğiz. Ölümlü olduğumuzu ve benzer, daha hafif veya daha ağır sıkıntılarla uğraşan başka insanların da olduğunu, hiçbir şeyin bu dünyada kalıcı olmadığını kendimize itinayla hatırlatmalıyız. Hatırlatmalıyız ki silkelenip, hayatımıza devam edebilelim. İşte bu kitaptır bana bu satırları yazdıran. Geçmişiyle sorunları olan, kimin yoktur ki, ve baş etmek için çabalayan ya da çabalamayan herkese önerilir. İyi okumalar...
Senin Suçun DeğilBeyhan Budak · İnkılâp Kitabevi · 20207,5bin okunma
Kendi gök kubbemiz mi, Platon'un mağarası mı?
Puan vermedi·208 syf.··
2023 18. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2023 02:04
"Sadece mağaranın duvarını görecek şekilde üç mahkum bir mağaraya zincirlenmiştir. Ve bu üç mahkum hayatlarında mağara duvarı ve birbirleri dışında başka hiçbir şey görmemiştir. Sadece arkalarından vuran ışığın mağara duvarındaki gölgelerini görebilmekte ve mağaranın içinde yansıma yapan tuhaf sesleri duyabilmektedirler. Dışarıdaki dünyanın sadece böyle bir yerden ibaret olduğunu düşünmektedirler. Günün birinde mahkumlardan biri zincirlerinden kurtulur ve mağaranın dışına çıkmayı başarır. Önce parlak ışıktan dolayı gözleri kamaşan mahkum, yavaş yavaş etrafı gözlemlemeye ve tanımaya başlar. Etrafta gördüğü diğer canlıların, nesnelerin ve duyduğu seslerin mağaradaki eski siluet ve seslerle bir alakasının olmadığını anlar. Sudaki yansıması ile tepeden güneşin vurmasıyla yanı başında oluşan gölgesinin birbirinden farklı olduğunu deneyimler, ve bütün tabusu yıkılır. Mahkum, dünyanın sadece mağaradan ibaret olmadığını anlar. Dışardaki dünyanın mağaradan daha güzel olduğunu ayırt ederek diğer mahkum arkadaşlarının yanına döner. Arkadaşlarına dışarıyı anlatır, gölgelerin gerçek olmadığını ve onlara yardım teklif ederek zincirlerinden kurtarmayı sonra da birlikte mağaranın dışını tanımaya davet eder. Diğer mahkumlar arkadaşlarının zincirden kurtulduktan sonra dışarıda delirdiğini ve dışarısının aynı şekilde onları da delirteceğini söyleyerek serbest kalmayı reddederler. Özgürlüğün tadını anlatan eski mahkuma şiddet göstererek karşı çıkarlar. İki mahkum, mağarada esir hayatı yaşamayı sürdürürler." Evet Eflatun'un mağara alegorisi. Kitabın sonunda bahsi geçen bu alegoriyi ilkin ele almak istedim. Felsefe denildi mi aklıma hep bu örnek gelir. İnsanlık tarihi boyunca hep süregelen bir örnektir aslında. Her zaman toplumları aydınlığa davet eden bir alim gelmiştir; önce taşlanmış,
Gök Kubbenin Altındaİbrahim Kalın · Mecra Kitap · 20221,704 okunma
"Soluk almaktan yüzü kızarmamak edepsizliktir... Oluş- ne cinayet!"
Puan vermedi·192 syf.··
2023 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2023 16:58
Bir kitabı okumak hiç bu kadar zor olmamıştı. Nedeni için birçok şey söylenebilir. Cümleleri okuyup anlamayıp tekrar okumak zorunda bırakan, intiharı tatlı gösteren, mezarda yatmaya özendiren, kitap boyunca inanılmaz karamsar (hele yağmurlu günlerde sakın okumayın derim) bir hava sürdüren, benimsediğim ideolojilere inanılmaz yüklenen ve karalayan bir üslubun olması... Her yerde sıkça karşıma çıkan bir kitaptı. Bu kadar sık gördüğüme şaşırıyorum bitirdiğim andan beri. Eserde oldukça anlamlı çıkarımlar yapılmış, tabi karamsarlıkla yoğrularak. Hemen her konuya değinmiş ve taşlamaktan asla geri durmamış. Bunun dışında yazarın hayatla ya da hayattakilerle bir alıp veremediği var kesinlikle. Bir insan nasıl bu kadar düşman olabilir her şeye diye düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi. Velhasıl kelam farklı bir deneyimdi. Tavsiye eder miyim biraz düşünmem lazım. Puanlma yapmayı çok severim ama puan vermeyeceğim, o işi felsefeci arkadaşlara bırakıyorum :) Keyifli okumalar diliyorum. (Tabi ne kadar keyifli olabilirse...)
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Reklam