“Düşünme, yâd etmektir. Fakat yâd etme, geçmiş olanı geçici bir hatıra getirmeden başka bir şeydir.
Yâd etme, bizi alakadar eden şeyi dikkate alıp düşünür. Hürriyetin bu imhasına karşı da gözlerimizi kapattığımız müddetçe hürriyet hakkında düşünmek ve hatta sadece onun hakkında konuşmak için henüz uygun bir mekânda değilizdir.”
“Çığlık, yazılı olanda pek kolay boğulur; eğer yazmak sadece tarif etmekle yetinir ve tasavvur etmeyi, meşgul etmeyi ve ona daima yeterli malzemeyi göndermeyi hedeflerse tamamıyla boğulur. Eğer yazmak, yazılmış olanın kendisinde dahi düşünmenin bir yürüyüşü olmaya, bir yolu olarak kalmaya muktedir değilse, düşünülmüş olan yazılmış olanda kayboluyor.”