Biraz bilim kurgu, biraz distopik biraz da fantastik bir roman olsun . Kaliteli psikolojik ve sosyolojik tahliller içersin, üstelik ibretlik mesajlar da versin. Bütün bunların yanında arka planda okuyucuyu bazen gülümseten, çoğu zaman hüzünlendiren en çok da düşündüren ağır bir hiciv olsun derseniz, işte size Köpek Kalbi.
Bolşevik devrimi sonrasında 1925 yılında Bulgakov tarafından yazılmış bir Rus klasiği. Diğer klasikler kadar meşhur olamasa da dünya edebiyatında önemli bir yer edinmiştir.
Mihail Afanasyeviç Bulgakov, Sovyet Rus roman ve oyun yazarıdır. 1891 yılında Ukrayna Kiev'de doğdu.Tıp eğitimi aldı ancak güçlü edebî yeteneği sayesinde doktorluğu değil yazarlığı meslek olarak tercih etti ve bu seçimi, hayatının sonuna kadar maddi sıkıntı içerisinde yaşamasına neden oldu. Çünkü yazdıkları, Sovyet rejiminin ilkeleriyle örtüşmüyordu. O hicivden , devlet ise katı sansür politikasından geri adım atmadı. Köpek Kalbi romanı da bu sansürden nasibini aldı ve dönemin iktidarı Stalin tarafından yasaklandı. Kitap, ilk defa 1967 yılında Amerika'da yayımlandı. Rusya'da ise ancak Bulgakov'un ölümünden 47 yıl sonra, 1987 yılında okuyucularıyla buluşabildi.
Roman, sokak köpeği Şarik'in içler acısı hikayesiyle başlar. Her ne kadar kitabın konusu ilk bakışta, İnsanların ömrünü uzatmak ve onları gençleştirmek için uçuk deneyler yapan ünlü bir profesörün, bu sokak köpeği üzerinde yaptığı deneysel çalışma ve sonrasında başından geçen ilginç olaylardan ibaret bir bilim kurgu gibi görünse de, Bulgakov, sembolik bir üslup ile, bu hikaye üzerinden , öncesi ve sonrasıyla Bolşevik devrimini eleştirir.
Şarik, Rusya'nın sert soğuğunda, açlık ve sefalet içinde, insanlar tarafından itilip kakılan yaralı bir sokak köpeğidir. Kendisine bir parça sucuk veren