Çocuklarını Yaz Kur’an Kurslarına Göndermeyi Düşünmeyen Anne-Babalara
Düşünün! Mahşer yerindeyiz. Herkesin kendi derdine düşüp kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve oğullarından bile kaçacağı o dehşetli gündeyiz. Sorgu sıramızı bekliyoruz. Heyecanlıyız, titriyoruz ve korkuyoruz. Birazdan her şey ortaya dökülecek.
Ve sorgu sırası bize geliyor. Şahitler çağrılıyor. Uzaktan ilk önce evlatlarımız görünüyor. Seviniyoruz. İşte bu diyoruz. Çünkü bizim hakkımızda evlatlarımızdan daha iyi kim şahitlik yapabilir ki?
Çünkü gece gündüz demeden onlar için çalışmıştık. Bir dediklerini iki etmemiştik. Onlar için özel hocalar tutup sınavlara hazırlamıştık. Bir diploma sahibi olmaları için belki özel okullara ve özel kurslara bile göndermiştik. Yememizden içmemizden kısıp gelecekleri için milyarlar dökmüştük.
Sabahın en erken saatlerinde onları servise yetiştirmek için yıllarca uykusuz kalmıştık. Her sınava girdiklerinde onlardan daha fazla heyecanlanmıştık. Devlet memuru olsunlar ve kendilerini kurtarsınlar diye en güzel üniversitelerde okutmuştuk. Okurken rahat etsinler diye özel yurtlara yerleştirmiş belki de özel evler bile tutmuştuk.
Evet, bize özel hocalar tuttular, özel dersler aldırdılar, dil kurslarına bile gönderdiler. Ama bize dinimizi zerrece öğretmediler. Abdest nedir? Gusül nedir? Namaz nedir? Öğretmediler.
İstediğimiz her kıyafeti aldılar. Ama tesettür nedir? İffet nedir? Hayâ nedir? Hiç öğretmediler. Her sabah bizi servise yetiştirmek için uykusuz kaldılar ama bir sabah namazına bile kaldırmadılar ya Rabbi!
Evet, bana en iyi bilgisayarları aldılar, en son model cep telefonlarını aldılar, odama kadar sınırsız internet bağladılar, kablolu TV’lere bile abone oldular. Ama bana tüm bunların nasıl Müslümanca kullanılması gerektiğini hiç öğretmediler.
Bir gün