"Ama insan sadece kaştan, gözden, gövdeden mi ibaret? Ayna dediğin, taşı toprağı, evi sokağı d gösteriyor. Mühim olan bu vücudun içine görebilmek. Kalbin aynasında ne var, ona ulaşabilmek.
Ne demişler ;" Kendini bilen, Rabbini bilir. "
Arzu ve arzu nesnelerinin eş zamanlı üretildiği bu dünyada, herkes olanca farklılıklarıyla birlikte, kendi renklerine boyanmış aynı arzu nesnelerine koşmaktadır bir telaş içinde. Büyük kapitalistler, yani postmodern Mevlanalar, " Ne olursanız olun gelin" diyen hümanist tüccarlarıdır tüketim kültürünün. Müslümana yeşil, komüniste kızıl, hip-hopçıya siyah renge boyanmış aynı arzu nesnesi servis edilmektedir. Herkesin aynı şeyleri arzuladığı ve gerçekte kimsenin olmadığı kitle içinde ise, farklılıklar yitip gitmiş, kişi kendisi olma imkanını büsbütün kaybetmiştir.