"Anılar bir an için bizi gülümsetse bile hemen sonra elimizi uzatıp tutmaya çalıştığımızda silinip giderler ve ne yaparsak yapalım ancak acı verirler."
"Harese nedir, bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin o hırs, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. Harese şudur evlâdım: ' Develere çöl gemilere derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparıp çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür. Bunun adı haresedir. Demin de söyledim hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. Bütün Ortadoğu'nun adeti budur oğlum, tarihi boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanında sarhoş olur."
Öyle sarsıcı bir kitap ki huzursuzluk adının hakkını veriyor ki vermeyen de ciddi sorunlar var diyebilirim. Kitap, bir gazetecinin polis tarafından o hafta yaşanmış olayları anlatırken en yakın arkadaşının öldürülme haberini duymasıyla başlıyor ve doğduğu şehre, Mardine, gitmesiyle olaylar başlıyor. Bir insan olarak insan olmaktan, bir kadın olarak o acıları hissedip tiksinmekten, bu gökyüzü altında nasıl bu kadar vahşi insan olabilir deyip kahrolacağınız bir eser. Farklı dinlere, farklı inançlara karşı neden bu kadar ön yargılı olduğumuza mı kızmalı? Ya da farklı inançlara sahip oldukları için onların bedenlerine, fikirlerine, kalplerine bakmadan zorla onlara sahip olma duygusuna mı tiksinilmeli? Kitap sadece bizim ülkede mi sanki? Diyenler için kahramanı sırf müslüman olduğu için ABD'de müslüman karşıtı bir çete tarafından öldürüldüğünü olayıyla tamamlamış. Neden mi? Bu kıyaslanacak bir şey değil çünkü.. Dini kullanıp masum insanları öldürmek, kadınlarına tecavüz etmek hicbir dinde yok. Malesef kadın kahramanımız bir Yezidi olup Işid terör örgütü tarafından tüm pis işkencelere maruz kalıyor. Tek suçu Yezidi olmak sonra kadın. Bu kitap beni çok huzursuz etti hergün masum kadınların; kocası, abisi, yoldan geçen herhangi bir kişi tarafından tecavüz edilmesi, vahşice katledilmesinde hissettiğim gibi. Tüm insanları huzursuz etmeli aynı bu kitaptaki gazeteci Mehmet de olduğu gibi.
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,8bin okunma