"Dünya'nın şahidi olmanın gerçek bir ibaret olduğunu sık sık söylerdi. Her insan şu ya da bu şekilde dünyayı okumalıydı. Kuran'ın kendisi peygamberlerin dünyayı nasıl okuduğuna bir örnekti ve onun ardından giden herkes, dünyayı onun gibi okuyup, şahadetlerini yazmalı ve bunları başkalarına aktarmalıydı. Dünyaya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi. Yaşanılanlar, görüntüler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı."
"Bu dünyada insanların tek korktuğu şey ögrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı."
"Hiçbirimiz camdan bir hayat yaşamıyoruz. Belleğimizi korkusuzca açsak kimbilir neler buluruz orada. Söylediklerimizle, görüntümüzle hiç ilgisi olmayan ne çok şey... Kendimiz bile şaşırırız."